between and - Turco Inglés Diccionario

between and

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "between and" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
General
between and prep. ile arasında

Significados de "between and" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
gap between rich and poor n. zengin ile fakir arasındaki uçurum
clash between the police and the demonstrators n. polis ile göstericiler arasında yaşanan çatışma
clash between the police and the demonstrators n. polis ile göstericiler arasında yaşanan arbede
time between dog and wolf n. köpek ve kurt arasındaki zaman
the linkage between observation and reality n. gözlem ve gerçeklik arasındaki bağ
differences between male and female brains n. dişi beyni ile erkek beyni arasındaki farklar
be few and far between v. çok seyrek olmak
be few and far between v. nadir rastlanmak
shuttle back and forth between two countries   v. iki ülke arasında mekik dokumak  
be between a rock and a hard place v. iki arada kalmak
be between a rock and a hard place v. iki arada bir derede kalmak
fluctuate between something and something else v. arasında dalgalanmak
between now and tomorrow adv. yarına kadar
by and between adv. tarafından ve aralarında
by and between adv. tarafından aralarında
between 1999 and 2003 adv. 1999-2003 arasında
between 1999 and 2003 adv. 1999-2003 arası
between four in the afternoon and midnight adv. öğleden sonra dört ile gece yarısı arasında
between dream and reality adv. hayal ile gerçek arasında
betwixt and between prep. ne bu ne o
betwixt and between prep. ne o ne bu
betwixt and between prep. ikisinin ortası
Phrasals
oscillate between someone and someone v. iki şey arasında kalmak (karar verememek)
oscillate between someone and someone v. iki seçenek arasında kararsız kalmak
split something between (something and something else) v. (iki kişi) arasında bölüştürmek
split something between (someone and someone else) v. (iki kişi) arasında bölüştürmek
waver between someone and someone else v. iki kişi arasında kararsız kalmak
arbitrate between (someone and someone else) v. (biriyle diğerinin) aralarını bulmak
arbitrate between (someone and someone else) v. uzlaştırmak
arbitrate between (someone and someone else) v. barıştırmak
arbitrate between (someone and someone else) v. (iki taraf arasındaki) sorunu gidermek/çözmek
arbitrate between (someone and someone else) v. (iki tarafı) barıştırmak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) bocalamak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) ikilemde kalmak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) arasında havada/asılı kalmak
hover between (something) and (something else) v. üzerinde uçmak/tur atmak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) arasında kararsız olmak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) duraksamak
fall between (something and something else) v. (bir şeylerin) arasına girmek
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) tereddüt etmek
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) ikircikte kalmak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) ikircikli olmak
fall between (something and something else) v. (bir şeyle başka bir şey/iki şey) arasına düşmek
arbitrate between (someone and someone else) v. (iki taraf arasındaki) anlaşmazlığı gidermek/çözmek
arbitrate between (someone and someone else) v. (iki tarafı) uzlaştırmak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) tereddütte kalmak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) kararsız kalmak
arbitrate between (someone and someone else) v. (iki taraf arasında) anlaşma sağlamak/ara buluculuk yapmak
get between (someone or something and someone or something else) v. (bir kişi veya şeyle başka bir kişi veya şey/iki kişi veya şey) arasına girmek/sızmak
get between (someone or something and someone or something else) v. (bir kişi veya şeyi başka bir kişi veya şeyden/iki kişi veya şeyi birbirinden) ayırmak/uzaklaştırmak
judge between (someone or something and someone or something else) v. iki zıt kişi veya şey arasında karar vermek
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) duraksamak
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) tereddüt etmek
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) tereddütte kalmak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) arasındaki kararı havada/askıda bırakmak
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) arasındaki kararı havada/askıda bırakmak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) gidip gelmek
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) ikircikli olmak
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) arasındaki karar havada/askıda kalmak
step between (someone or something and someone or something else) v. (iki kişi veya şey) arasına girmek/adım atmak
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) arasında havada/asılı kalmak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) karar verememek
judge between (someone or something and someone or something else) v. iki zıt kişi veya şey arasında seçim yapmak
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) karar verememek
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) gidip gelmek
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) ikircikte kalmak
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) arasında kararsız olmak
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) ikilemde kalmak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) arasındaki karar havada/askıda kalmak
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) kararsız kalmak
hover between something (and something else) v. üzerinde uçmak/tur atmak
hover between something (and something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) bocalamak
hover between (something) and (something else) v. seçenekler arasından bir seçim yapmaya çalışmak
judge between (someone or something and someone or something else) v. (iki veya birkaç şeyden/kişiden birinde) karar kılmak
hover between (something) and (something else) v. (iki şey arasında) gidip gelmek
hover between (something) and (something else) v. iki şey arasında asılı kalmak
hover between something (and something else) v. iki seçenek arasında kalmak
hover between something (and something else) v. sürüncemede kalmak
judge between (someone or something) (and someone or something else) v. (iki veya bir kaç şey/kişi) arasında seçim yapmak
hover between (something) and (something else) v. havada asılı kalmak
hover between (something) and (something else) v. seçenekler arasında bocalamak
judge between (someone or something and someone or something else) v. (iki veya birkaç şeyden/kişiden) birine karar vermek
hover between (something) and (something else) v. seçenekler arasında bir karar vermeye çalışmak
hover between (something) and (something else) v. muallakta kalmak/olmak
hover between something (and something else) v. seçenekler arasından bir seçim yapmaya çalışmak
hover between something (and something else) v. muallakta kalmak/olmak
hover between (something) and (something else) v. sürüncemede kalmak
hover between something (and something else) v. (iki şey arasında) gidip gelmek
hover between (something) and (something else) v. (iki şey arasında) kararsız kalmak/karar verememek
judge between (someone or something and someone or something else) v. (iki veya bir kaç şey/kişi) arasında seçim yapmak
hover between something (and something else) v. seçenekler arasında bocalamak
judge between (someone or something) (and someone or something else) v. (iki veya birkaç şeyden/kişiden) birine karar vermek
hover between something (and something else) v. iki şey arasında asılı kalmak
hover between something (and something else) v. havada asılı kalmak
judge between (someone or something) (and someone or something else) v. (iki veya birkaç şeyden/kişiden birinde) karar kılmak
hover between something (and something else) v. (iki şey arasında) kararsız kalmak/karar verememek
hover between something (and something else) v. seçenekler arasında bir karar vermeye çalışmak
fall between (something and something else) v. (bir şeyle başka bir şeyin) arasına/ortasına düşmek
vacillate between (thing) and (another) v. (iki durum/hal) arasında gidip gelmek
vacillate between (one person or thing) and (another) v. (iki kişi/iki şey) arasında kararsız kalmak
vacillate between (one person or thing) and (another) v. (iki kişi/iki şey) arasında kalmak
vacillate between (thing) and (another) v. (iki durum/hal) arasında dalgalanmak
vacillate between (one person or thing) and (another) v. (iki kişi/iki şey) arasında karar verememek
alternate between something and something else v. biriyle başka biri arasında gidip gelmek
alternate between something and something else v. biriyle başka biri arasında sırayla yapılmak
alternate between (someone and someone else) v. (biriyle başka biri) arasında gidip gelmek
alternate between (someone and someone else) v. (biriyle başka biri arasında) sırayla yapılmak
alternate between (someone and someone else) v. (biriyle başka biri) arasında değişimli/dönüşümlü olmak
alternate between something and something else v. biriyle başka biri arasında değişimli/dönüşümlü olmak
alternate between (someone and someone else) v. (biriyle başka biri) arasında gidip gelmek
alternate between (someone and someone else) v. (biriyle başka biri) arasında değişimli/dönüşümlü olmak
alternate between something and something else v. biriyle başka biri arasında gidip gelmek
alternate between (someone and someone else) v. (biriyle başka biri arasında) sırayla yapılmak
alternate between something and something else v. biriyle başka biri arasında değişimli/dönüşümlü olmak
alternate between something and something else v. biriyle başka biri arasında sırayla yapılmak
come between (something and something else) v. (bir şeyle başka bir şeyin) arasında yer almak/gelmek
come between (someone and someone else) v. (iki kişinin) arasına girmek
come between (someone and someone else) v. (biriyle başka birinin) arasında olmak
come between (something and something else) v. (bir şeyle başka bir şeyin) arasında olmak
come between (someone and someone else) v. (biriyle başka birinin) ilişkisine burnunu sokmak
come between (someone and someone else) v. (iki kişinin) arasında olmak
come between (someone and someone else) v. (biriyle başka birinin) arasında yer almak/gelmek
come between (someone and someone else) v. (biriyle başka birinin) arasına girmek
come between (something and something else) v. (iki şeyin) arasında olmak
decide between (someone and someone else) v. (biriyle başka biri) arasında bir karar vermek
decide between (someone and someone else) v. ikisinin arasından birini seçmek
decide between (someone and someone else) v. (biriyle başka biri) arasında bir seçim yapmak
decide between (someone and someone else) v. ikisinin arasında karar vermek
differentiate between (someone or something and someone or something else) v. (biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında fark oluşturmak
discern between (someone or something) and (someone or something) v. (birini/bir şeyi birinden/bir şeyden) ayırt etmek
differentiate between (someone or something and someone or something else) v. (birini/bir şeyi birinden/bir şeyden) farklı hale getirmek
differentiate between (someone or something and someone or something else) v. (biriyle/bir şeyle birini/bir şeyi) ayırt edilebilir hale getirmek
differentiate between (someone or something and someone or something else) v. (birini/bir şeyi birinden/bir şeyden) ayırmak
discern between and v. birbirinden ayırmak/ayırt etmek
differentiate between (someone or something and someone or something else) v. (biriyle/bir şeyle birini/bir şeyi) ayırt etmek
discern between (someone or something) and (someone or something) v. (biriyle birini/bir şeyle bir şeyi) birbirinden ayırt etmek
differentiate between (someone or something and someone or something else) v. (biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında ayrım yaratmak
differentiate between (someone or something and someone or something else) v. (biriyle/bir şeyle biri/bir şey) arasında fark görmek
discern between (someone or something) and (someone or something) v. (birini/bir şeyi birinden/bir şeyden) ayırmak
fluctuate between (someone and someone else) v. (biriyle başka biri) arasında tereddüt etmek
fluctuate between (something) and (something) v. (bir şeyle bir şey) arasında tereddüt etmek
fluctuate between (something) and (something) v. (bir şeyle bir şey) arasında gidip gelmek
fluctuate between (someone and someone else) v. (biriyle başka biri) arasında muallakta kalmak
fluctuate between (something) and (something) v. (bir şeyle bir şey) arasında kararsız kalmak
fluctuate between (someone and someone else) v. (biriyle başka biri) arasında kararsız olmak
fluctuate between (someone and someone else) v. (biriyle başka biri) arasında gidip gelmek
go between (someone or something and someone or something else) v. (biriyle/bir şeyle başka birinin/bir şeyin) arasına girmek/sızmak
go between (someone or something and someone or something else) v. (biriyle/bir şeyle başka birinin/bir şeyin) arasından geçmek/gitmek
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) arasında ikircikte kalmak
hover between (something) and (something else) v. (bir şeyle diğeri/iki şey) arasında duraksamak